Doğal Taşların Özellikleri


Akik Taşı


Akik Taşı Özellikleri

Bedensel ve zihinsel kuvvetlendirici bir taş olan Akik taşıyanı tehlikeden korur, uyumsuzluklarına son verir.

Akik taşının bunların yanı sıra uykusuzluğa, korkaklığa, karabasana, nazara ve hatta metabolizmanın düzgün çalışmasına faydası olduğu da bilinen şeyler arasındadır.

Akik taşına kimileri de Ateş Taşı ya da Gezgin Taşı derler.

Gerçeklerin farkına varılmasında yardımcıdır.

Hemen hemen tüm burç özelliklerine uyar.

Vikipedi, özgür ansiklopedi,

Akik, kalsedon kuvarsının bir türü olan yarı saydam mineral. Ana bileşeni SiO2 dir. İçerdiği diğer bileşenlere ve oluşum koşullarına bağlı olarak çok farklı renk ve dokularda olabilir. Mohs ölçeğine göre sertlik derecesi 7dir.

Tarih boyunca yüzük taşı, mühür, düğme, süs eşyaları vb. yapımında yaygın olarak kullanılmıştır. En bilinen ve bulunan rengi ateş kırmızısıdır. Doğada daha az bulunmakla birlikte siyah, beyaz, mavi, yeşil, sarı, turuncu ve kahverengi olanları da vardır. Diğer minerallerden etkilenerek yosunlu bir görünüm aldığında Agat (Yosunlu Akik) adını alır. Bu lekeler çizgi, dalga ve hare halini de alabilir. Siyah ve beyaz renk aldığında Oniks adını alır.


Akuamarine Taşı

Akuamarine Taşı Özellikleri

Gök Zümrüt de denilen Aquamarine, soluk mavi-yeşil renkli bir taş olmasından dolayı, Sakin Taş olarak da bilinir.

Her ne kadar Sakin Taş denilse de, Cesaret taşı olarak adlandırılır ve onu taşıyana ya da takana özellikle ölüm karşısında cesaret verdiği söylenir.

Bu taşı renginden dolayı, özellikle denizciler tılsım diye kullanırlar. Renginden dolayı kahinler tarafından geleceği görmek için de kullanıldığından Kahin Taşı olarak da anılır.

Akıl almaz renklerde bulunabilen Aquamarine, mücevheratta kullanılır. Ona muhteşem mavi rengi verebilmek için dört yüz derecede ısıtılması gerekir.

Bu güzel taşın en çarpıcı örnekleri Brezilya’dan çıkar.

Aquamarinin sinirleri yatıştırıcı özelliğinin yanı sıra düşüncenin berraklaşması ve yaratıcı gücün ortaya çıkmasında da büyük rolü vardır. Böbrek, karaciğer, dalak ve tiroid bezlerini kuvvetlendirir, vücudu temizler.

Astrolojik olarak koç, ikizler, akrep, kova ve balık burçlarının taşlarındandır. 

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Akuamarin, Akvamarin veya Aquamarin (Lat. aqua marina, "denizin suyu" anlamına gelir). Kıymetli taşlardan olup berilin şeffaf ve silikatlı bir türüdür. Hegzagonal sistemde kristalleşir ve sertliği 7,5-8 arasındadır. Kimyasal formülü: Be3Al2Si6O18 şeklindedir. Açık mavi ya da mavimsi yeşil renktedir ve emeralda çok benzer. Genellikle berilin bulunduğu koşullarda oluşur ve en güzelleri çoğunlukla Rusya’da bulunur. Brezilya’da bulunan sarı beril, bazen aquamarin krisolit olarak adlandırılır. Tipik aquamarin’in mavimsi tonunu veren korundum mevcutsa oryantal aquamarin adıyla anılır. Aquamarin, ABD’de orta Colorado’daki Sawatch dağ silsilesinin Mt. Antero tepelerinde bulunur. Brezilya’da, Minas Gerais, Espírito Santo ve Bahia eyaletlerinde aquamarin madenleri vardır.

Bugüne dek en büyük aquamarin, 1910 yılında Brezilya’nın Minas Gerais bölgesindeki Marambaia’dan çıkarılmıştır. Ağırlığı 110 kg dan fazla olup (520.000 karat) 48,5 cm uzunluğunda ve 42 cm çapındadır.

Mart ayında doğanların uğurlu taşı olduğuna inanılır.

Denizciler uğurlu olduğuna inanır ve eskiden Kaptan olmayı hak eden denizcilere, akuamarin hediye edilirmiş.


Ametist Taşı


Ametist Taşı Özellikleri

Ametist, kuvars ailesinden mor ya da mavi-mor renkli bir taştır. Asırlar boyunca değişik uygarlıklarda sevgi ve beğeniyle kullanılmış, Asya ve Mısır’da mühür olarak değer kazanmıştır. Eski çağlarda “sarhoşluğu yok eden taş”  olarak bilinirdi. O zamanlarda bir kısım kadeh, çanak, kap gibi şeylerin birçoğu ametistten yapılmaktaydı. Ametist, endoktrin ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, kanı temizler ve enerji verir. Bilinç seviyelerini aktive eder, yatıştırıcı etkisi vardır.

Meditasyon için en ideal taşlardandır.

Ametist astrolojide de başak, oğlak, kova ve balık burcu insanının taşı olarak da bilinir.

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Ametist (Eski Yunanca: ἀμέθυστος / amethystos, = ἀ (a)(değil) + μεθὐω / methýô, (methus) « sarhoş etmek »), SiO2, mor renkli bir kuvars türü. Genellikle mücevher olarak kullanılır. Renksiz, şeffaf kayaç kristali, kuvarsın en saf halidir.

Etimolojisi

Ametistin adını Yunanca a, "değil" (olumsuzluk eki) ve methuskein, "sarhoş etmek" kelimelerinden aldığı söylenir. Bunun nedeni eski zamanlarda yaygın olan taşın sahibini sarhoşluktan koruduğuna dair inançtır. Ametistten yapılmış bir kase veya kupadan şarap içmenin kişiyi sarhoş etmeyeceğine inanılıyordu. Yine de taşın isminin , taş için Doğuda kullanılan bir ismin dejenere olmasından türemiş olabileceği de düşünülmektedir.

Özellikleri

20. yüzyılda ametistin rengini sahip olduğu manganezden aldığı düşünülmüştür. Fakat, bazı otoriteler rengin organik bir kaynağı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ferrik tiyosiyanat önerilmiş ve mineralde kükürtün saptandığı belirtilmiştir. 2005 yılından itibaren, ametistin renginden yabancı (katışkı) atomların sorumlu olduğu düşünülmektedir.

Isıya maruz kaldığında, ametistin rengi sarıya döner. Genel olarak sarı kuvars cevherlerinin (sitrin, dumanlı kuvars ve diğerleri) genel olarak yanmış ametist olduğu söylenmektedir. Kayacın yeryüzüne çıkmış uzantılarında, ametist damarlarının renklerini kaybetmeleri muhtemeldir. Ametistin sertliği 7dir.

Popüler bir değerli taş olan ametistin çeşitli renklerine farklı tanımlar verilmiştir. Örneğin, "Rose de France" genellikle açık pembemsi lavanta veya leylak gölgeye sahiptir. En değerli rengi ise kırmızı partıltılara sahip koyu menekşe rengi olanıdır bu renkteki ametist "Sibiryalı" olarak adlandırılır. İsminden de anlaşılacağı gibi bu renkteki ametist genellikle Sibiryadan çıkarılsa da, Sibirya dışında Uruguay ve Zambiya başta olmak üzere başka bölgelerden de çıkarılmaktadır.

Ametist ABDde birçok yerde bulunsa da bunlar mücevherlerde kullanabilecek kadar güzel ve değerli değildir. Ametist Brezilya, Uruguay, Bolivya, Arjantin, Zambiya, Namibya ve diğer Afrika ülkelerinde çıkarılır. "En kaliteli kristalli ametistler genellikle Hindistan, Brezilya ve Uruguaydaki volkanik kayaçların içindeki gaz boşluklarında (jeodlarda) oluşur."1

Ayrıca Türkiyede Balıkesir - Dursunbey ilçesinde, Erzincan ve Orduda da ametist yatakları olduğu bilinmektedir.

Kültürel ve Tarihi Önemi 

Ametist taşı birçok farklı kültür ve bölgede kraliyet aileleri tarfından sevilmiştir. Mısır kraliyet hanedanları tarafından sevilen ametist, Mısırda genel olarak oymalarda kullanılırdı.

Leonardo Da Vinci ametistin şeytani, günahkar düşünceleri dağıttığı ve zekayı canlandırdığını yazmıştır. Bu büyük ihtimalle o zamanlarda var olan yaygın bir kanıydı.

Ayrıca, eski zamanlarda ametist dindarlığın ve bekaretin sembolü olarak görülürdü. Bu nedenle Orta Çağ boyunca Katolik Kilisesi ve diğer dini grup ve kiliselerde, özellikle oymalarda fazlasıyla kullanılmış ve değer verilmiştir. Yine aynı nedenlerle taş piskoposlar için özel bir önem arz etmiştir. Bugün hâlâ birçok piskopos ve diğer bazı din görevlileri ametist taşlı yüzükler takar.

Ametist Şubat ayının doğum taşıdır. Ayrıca Balık, Koç, Kova ve Yay takımyıldızlarıyla bağdaştırılmıştır.

Ayrıca, Tibette ametist taşı kutsal sayılır.

Eski zamanlarda en değerli taşlardan (elmas, safir, yakut ve zümrüt) sayılan ametist daha sonraları bu değerini ve önemini yitirmiştir. Bunun en büyük nedeni, Brezilya gibi, bazı bölgelerde büyük yatakların keşfedilmesidir.

Aventurin Taşı

Aventurin Taşı Özellikleri

Metalik parıltılar saçan ve tanecikli bir yapıya sahip, açık yeşil bir Kuvars türü olan Aventurine aynı zamanda Yıldız Taşı da denmektedir.

Kalbin yakınına yerleştirildiğinde, kalbi diğer insanların olumsuzluklarından koruyacak bir enerji yayar.

Bu taşın Yeşim taşı ve Pembe Kuvars arasında bir yumuşaklığı vardır.

Sizin, fazla hassaslaşmadan yumuşak ve açık yürekli olmanızı sağlar. Kalbini kapattıktan sonra şimdi yeniden açmaya hazırlanan kimseler için yatıştırıcı bir etki yapar.

Bu pürüzsüz taşı göğsünüzün üzerinde doğrudan cildinize temas ettirmek en iyi yoldur. Şayet taş sivri ise, o zaman sivri ucu yukarıya getirmek gerekir.

Bu taş sınırsız imkanlar taşıdır, size geniş ufuklar açar. Hayal kuranların taşı olarak da tanınır. Kendinizi sınırlanmış, engellenmiş, dar düşünce kalıpları ya da modası geçmiş davranışlar içine sıkışmış hissettiğinizde bu taşı kullanabilirsiniz.

Özellikle kendi bildiğini okuyan genç insanlar için çok uygundur. 


Ay Taşı


Ay Taşı Özellikleri

Ay’ın parıltısını yansıttığı söylentilerinden dolayı bu ismi alan Aytaşı, lenfotik sistemdeki bozuklukları ortadan kaldırır.

Duygusal dengeleyici vasıflara sahiptir.

Tutumlarda esneklik yaratır. Bu taş hakkında en çok rivayeti ortaya çıkartan yerlerden biri de Hindistan’dır. Hindistan da kutsal bir taş olarak kabul gören Aytaşı’nın sevgilileri daha ihtiraslı yaptığı da söylenir. Aytaşı, kadınlar tarafından kısırlığa iyi geldiği ve üreme organlarının sorunlarını çözmesi ve de kolay doğum yapmaya yaradığı için taşınır.

Kişilerdeki egoizmi giderdiği ve fazla yemek yeme dürtülerini ortadan kaldırdığı da bilinir.

Aytaşı üzerine yapılan rivayetlerin en çarpıcısı da, onu tılsım olarak taşıyan kişiyi şöhretli ve görünmez yaptığıdır.

Burçlar kuşağına yengeç, terazi, akrep, kova ve balık burcunun taşıdır. 


Havlit Taşı


Havlit Taşı Özellikleri

Halk arasinda Huzur tasi olarakta bilinir. Genellikle krem renginde bulunan bu tas kisinin kendisiyle barisik olmasini saglar.

PSİKOLOJİK ETKİLERİ
Kişinin kendiyle barışık olmasını sağlar. 
Engellerin aşılmasına yardımcı olur. 
Farkındalığı artırır. 
Öfkeyi ve kızgınlığı engeller. 
Sanatsal duyarlılığu ve ifadeyi kuvvetlendirir. 
Huzur ve sakinlik verir. 
Bencilliği yokeder. 
Strese karşı iyi gelir

FİZİKSEL ETKİLERİ
Kalsiyum dengesini sağlar. 
Dişler ve kemikler üzerinde olumlu etkileri vardir.


Hematit Taşı


Hematit Taşı Özellikleri

Hematit, demirin başlıca kaynaklarından biridir.

Narin bir kristal çeşididir ve işlenirken Mohs’a göre 6,5 sertlikte olmasından dolayı çok titiz bir çalışma ister.

Kan dolaşımı üzerinde pozitif etkisi vardır. Dalağın doğru çalışmasını sağlar.  Enerji ve canlılık verir, stresi azaltıcı etkisi vardır. Çekim gücü fazla olduğundan, kişisel çekim, neşe, cesaret ve istek verir.

Özellikle karar verme güçlüklerine birebirdir.

Eski çağlarda tılsım olarak kullanılan taşların başında gelir, ancak modern çağda da insanlar bu taşın bel soğukluğuna iyi geldiği inancındadırlar.

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Hematit, Fe2O3 formundaki demir mineralidir. Kan taşı olarakta bilinen hematitin en yaygın rengi kırmızıdır-kahverengidir. Ayrıca siyahtan griye, sarıdan kahverengine kadar içerdiği diğer kayaçlardan ötürü farklı renkler de bulunur. Pigment olarakta kullanılan hematit, çelik üretiminde kullanılan temel mineraldir.

Kullanım Tarihçesi

Kırmızı tebeşir işletimi, insanlığın ilk teşebbüs ettiği mâdencilik dallarından biriydi. Târih öncesi çağlarda ilk kullanımı 164.000 yıl öncey Pinnacle-Point adamı tarafından yapıldı. Toz şeklindeki mineral, Güney Afrikada bulunan Pinnacle Point mağrasında sosyal farklılaşma için kullanmıştı. Hematit artıkları, takrîben M.Ö. 80000 yılına âit mezarlarda bulunmaktadır. Polonyada bulunan Rydno ve Macaristandaki Lovas yakınlarında paleolitik hematit çukurları bilinmektedir (M.Ö. 60000).

Avrupada bilinen en eski yeraltı mâden ocakları Taşoz adasındaki Tzines ve Vaftochilidedirler (M.Ö. 20000 ilâ M.Ö. 15000). Almanyada buna benzer kapsamda târih öncesi çağa âit mâdencilik izlerine Bad Sulzburg ve Münster vâdîsinde (Kara Orman) rastlanır (M.Ö. 5000de orada bulunumuş Band seramik kültürü).


Jasper Taşı


Jasper Taşı Özellikleri

Karaciğer, dalak ve mesaneyi kuvvetlendirir ve çok kuvvetli bir tedavi edicidir.
Toprak elementini temsil eder.

Sindirim sistemi ve safrakesesini güçlendirir, endokrin(hormon) sistemine denge sağlar.

Kişinin kendini sağlıklı, güçlü hissetmesini sağladığı gibi fiziksel direnci arttırır.

Sevginin ve inanç sisteminin simgesi olarak bilinen bir taştır. 

Koç, yengeç, terazi, yay, oğlak burçlarının taşı olarak da bilinir.


Kaplan Gözü Taşı


Kaplan Gözü Taşı Özellikleri

Bir kuvars cinsi olan Kaplan Gözü, bazı kesimlerde “Bağımsızlık Taşı” diye de anılır.

Buna sebep, taşın kendisini üzerinde bulunduran kişileri başka insanlara karşı daha az bağımlı yaptığına inanılmasıdır. Bu özelliği ikili ilişkileri zedelediği gibi, iş hayatında da ortaklıkları sona erdirebilir. Bu sebepten de çelişkili bir taş diye de adlandırılır.

Sindirim sistemi bozuklukları bu taş sayesinde giderilebilir. Dalak, pankreas ve kolon için faydalıdır.

Duygusal denge unsurudur ve inatçılığı azaltan bir taş olarak bilinir.

Maskulen enerji verdiği gibi, kişilerin olayları net algılamasında rol oynar.

Kaplan Gözü’nün bir özelliği de nazardan koruduğuna inanılmasıdır. Daha çok eski zamanlarda bu niyetle kullanılırdı.

Oğlak ve yengeç burçlarının taşı olarak bilinir. 


Kuvars Taşı


Kuvars Taşı Özellikleri

Yüzyıllardır tedavi ve sihir alanlarında kullanılan Kuvars Kristali, dünya kabuğunun yüzde on ikiden fazlasını oluşturmaktadır. Oksijen ve silikonun bileşiminden oluşan Kuvars, bugün tedavi edici nitelikleri en fazla olan taşların başındadır. Duygusal dengeleyicidir. Beyin fonksiyonlarını uyarır. Kişinin çevresinde oluşan negatif enerjiyi yok ettiği gibi pozitif enerji toplar,aktive eder, biriktirir, geçirir ve kuvvetlendirir. Ayrıca düşünce formlarını aktive eden bir özelliği de vardır.

Kuvarsın özellikle güç ve canlılık kaybına karşı koruma sağladığına inanılır. Kahinlerin kristal küreler kullanarak yorumlarda bulunmaları, onun zihinsel konsantrasyona ne kadar etki ettiğinin de bir göstergesidir.

Kuvars kristallerinin cinslerine göre çeşitli isimleri vardır.

Bildiğimiz şeffaf kuvarsa halk arasında kaya kristali denebildiği gibi, pembe kuvarsa Aşk Taşı denir. Onu üzerinde taşıyanı öfkeden, suçluluktan, korku ve kıskançlıktan koruduğu ve kısırlığa karşıda yararlı olduğu kabul edilir.

Rüya Taşı olarak da bilinen dumanlı kuvarsın umutsuzluğa, üzüntüye, öfkeye, depresyona ve diğer negatif etkilere karşı taş sahibini koruma altına aldığına inanılır.

Çok yönlü bir mineral olması onu saatlerde, deterjanlarda, diş macunlarında, cam ve elektrik ışıklandırmalarında kullanılır hale getirmiştir.

Kuvars kristalleri hemen hemen tüm burçlarda kullanılabilecek bir taştır.

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Kuvars, oldukça saf silisyum dioksit (SiO2) kristallerine verilen addır. Özgül ağırlığı 2,65 g/cm3, sertliği 7 olan kuvarsa doğada çok rastlanır. Heksagonal sistemde kristalleşen kuvars, doğada kristal ya da amorf (biçimsiz) halde bulunabilir. İçindeki yabancı maddelerin cins ve miktarına göre, saydam, renkli, ya da yarı saydam durumdadır. Renkleri : Kuvarsın rengi beyaz (süt kuvars), mor (amotist), pembe kuvars, duman renkli füme gibi çeşitli renklerde olabilir.

Piezoelektrik

Kuvarz piezoelektrik bir taştır. Üzerine uygulanan belli bir mekanik basınç etkisiyle (sıkışma,esneme,burma) kristal yüzeyleri arasında bir elektriksel gerilim üretir. Bu özelliği sayesinde aynı zamanda quartz saatlerde de kullanılır. George Washington Pierce kuvars salıngacını dizayn edip patentini aldı (1923). 1927de Warren Marrison ilk kuvars salıngaçlı saati icat etti. Bilindiği gibi kati maddeler yüklü parçacıklardan oluşur ve bir kati madde içindeki negatif ve pozitif yüklü parçacıklar dengededir (yani kati madde elektriksel olarak yüksüzdür). Ancak mekanik bir yolla malzeme üzerine bir kuvvet uygulamak, yüzey yüklerinin oluşmasına neden olabilir. Bir kristalde piezoelektrik özelliğin gözlenmesi, bu yüzey yüklerinin oluşmasına bağlıdır. Fakat simetri özellikleri bu yüklerin oluşması için gerekli koşulları kısıtlamaktadır. Bu nedenle simetri merkezi olmayan kristaller bu iş için en uygun malzeme grubunu oluşturmaktadır. Elektriksel olarak yüksüz ve yapısal simetri merkezi bulunmayan bir kristale uygulanan basınç, artı yüklerin merkezi ile eksi yüklerin merkezinin birbirlerinden hafifçe ayrılmasına ve kristalin karşılıklı yüzeylerinde zıt yüklerin ortaya çıkmasına neden olur. Yüklerin bu şekilde ayrılması bir elektrik alanı yaratır ve kristalin karşılıklı yüzeyleri arasında ölçülebilir bir potansiyel farkı oluşur. Piezoelekrik etkiyi ifade eden bu surecin tersi de geçerlidir. Ters piezoelektrik etkide de, karşılıklı yüzeyleri arasına bir elektrik gerilimi uygulanan bir kristalde boyutsal bir sekil değişimi oluşmaktadır.

Piezoelektrik malzemeler, baslıca iki malzeme grubundan oluşur kuvars ve turmalin gibi doğal olarak piezoelektrik etki gösteren kristaller ile kutuplanma sonrasında piezoelektrik etki gösteren ferroelektrik malzemeler.

Kuvars Kristalinin Fiziksel Etkileri

 Cep telefonu, telsiz ve bilgisayarlardan yayılan radyasyonu toplar. - Zihinsel konsantrasyonu kuvvetlendirir.

Kuvars Kristalinin Metafiziksel ve Psikolojik Etkileri

Tedavi edici nitelikleri en yoğun taşlardan olan kuvarslar beyin fonksiyonlarını uyarır. Kişinin çevresinde oluşan negatif enerjiyi yokeder ve pozitif enerjiyi toplar. Tene temas ettirilerek kıyafet altında taşındığı takdirde, kişiyi diğer insanların negatif enerjilerinden korur eğerki yanınızdan ayırmassanız afrodizyak etkiyede sahip olup aşk hayatınızıda canlandırır doğal viagra etkisi açısından dünyanın onaylanmış taşlarından birisidir.tıp alanındaki gelişmelerle birlikte ilerleyen taş simyası da insanların ilgisini çekmektedir yanınıza yaklaşan bir hatun kuvarsın kokusunu aldılarmı olay o noktada bitmiştir. 


Lal Taşı


Lal Taşı Özellikleri

Dairesel veya oval biçimli bir taştır.

Lal’in erkek türü koyu kırmızı, dişi türü ise açık kırmızıdır.

Üzerinde taşıyanı, bedensel zayıflığa ve acımasızlıklara karşı koruduğu bilinir.

“Hayal Kuran” ve ” Merhamet Taşı” olarak da bilinir.

Cinsel enerjiyi ve duyarlılığı artırdığı, cinsel dengesizliğe karşı koruma taşı olarak bilindiğinden bazı yerlerde “Tutkuların Taşı” olarak da bilinir.

Latince adı Garanatum’dan gelen Lal taşı, Garnet olarak da adlandırılır.

Kalp şeklinde yapılmış tılsım Lal’ler, eşleri ve sevgilileri cezbetmeye yaradıkları gibi, yatak ve yastık altına konulduğunda kötü rüyaları ve gecenin kötü ruhlarını kovar.

Bedeni kuvvetlendirir, temizler, canlandırır. Bilhassa kan damarları için çok yararlı bir taş olan Lal, hayal gücünü harekete geçirir, sevgi ve şefkati sembolize eder.

Koç, akrep, oğlak ve kova burçlarının taşı olarak bilinir.

Lapis Lazuli Taşı

Lapis Lazuli Taşı Özellikleri

Doğadaki taşların arasında saf olmayan taşlardan biri olan Lapis Lazuli, lazurit ve diğer mavi minerallerin bileşimidir. Bütün buna rağmen o dünyanın en değerli taşlarından biri olma özelliklerinden bir şey kaybetmez.

Çok eski medeniyetlerce de bilinen Lapis Lazuli, bir zamanlar Mısır Kralı Tutankamon’un  mezarını süslerdi.

Bu taş her zaman mavidir, ancak rengin yoğunluğu çıkarıldıkları bölgelere göre farklılıklar gösterir.

Gece Taşı ya da Gerçek Taşı olarak da adlandırılan Lapis Lazuli, renginden dolayı göklerin sembolü olarak kabul edilir. İsim anlamı da “Göklerin Taşı” anlamını içermektedir.

Küçük çocukları korkularından ve solunum yolu hastalıklarından uzak tuttuğu için çocuk taşı da denir. İskeleti kuvvetlendirir, tiroid bezlerini harekete geçirir. Tansiyon ve kaygıyı azaltıcı, canlandırıcı etkisi vardır. Zihinsel açıklık ve aydınlanma için kullanılır.

Yaratıcı ifade, fiziksel yetenekler ve iletişim yeteneğini kuvvetlendirir.

Terazi, yay ve balık burçlarının taşı olarak bilinir.

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Lapis lazuli veya laciverttaşı, çok eski çağlardan beri mücevher olarak kullanılan bir taş türü. Koyu mavi renkte, yarışeffaf-opak niteliğinde, özellikle Antik Mısırda Firavunlar tarafından çok önem verilmiş kıymetli bir taştır.

Lapis lazuli bir mineral değil, kayadır. Çünkü birkaç mineralden oluşmuştur. Gerçek bir mineral olabilmesi için sadece bir mineral türünü içermesi gerekirdi.

İsminin Kökeni

 İsmin ilk kısmı olan lapis, Latince kökenli bir kelimedir ve "taş" manasına gelir. İkinci kısım olan lazuli ise, Latince lazulum kelimesinin genitif halidir (-in hali). Lazulum kelimesi de zaten Arapça (el-)lazward kelimesinden türemiştir ki bu Arapça kelimenin kökeni de Farsça lazhward sözcüğüne dayanır. Aslında bir yerin ismi olan bu kelime zamanla taş ile ilgisi yüzünden mavi manasında kullanılmaya başlandı. İngilizce "gökmavisi" manasına gelen azure kelimeside buradan türemiştir. Bir bütün olarak incelenirse lapis lazuli mavinin taşı ya da gökyüzü taşı manasına gelir.

Eski Yunanda "Sapphirus" olarak geçen lapis lazuli "içerisinde altın damarları olan, mavi renkli bir taş" olarak bilinmekte idi bugün bu isim mavi korindon çeşitleri için kullanılmaktadır. Sonraları lapis içinde mevcut olan piritin bu altın rengini verdiğinin anlaşılmasıyla birlikte iki taş birbirinden ayırd edilmeye başlamıştır.

Tanımı ve Özellikleri 

Lapis lazulinin ana bileşeni lazurittir (yaklaşık %25-40). Lazuritin kimyasal formülü (Na,Ca)8(AlSiO4)6(S,SO4,Cl)1-2dir. Lapis ayrıca kalsit (beyaz) ve pirit (sarı) de içerir. Ayrıca augit, diopsit, enstatit, mika, hauynit, hornblend ve nosean da içerebilir. Sertliği yaklaşık 5.0-5.5 arasındadır.

Lapis lazuli genelde kireçtaşlarının kontakt metamorfizmasıyla oluşur.

En güzel rengi, pirinç sarısı renginde pirit zerrecikleriyle hafifçe kaplanmış koyu bir mavidir. Beyaz kalsit damarlarının olmaması ve pirit kalıntılarının az olması lazımdır. Fazla kalsit veya pirit ihtiva eden taşlar diğerlerine oranla pek değerli değildir.

Genellikle rengi sayesinde tanınan lapis lazuli, HCl (hidroklorik asit) ile karşılaştığında H2S gazı verir. Bu gazın kokusu çürümüş yumurtaya benzemektedir. Taştaki pirit varlığı çoğu zaman doğal lapis lazuliyi birçok lapis imitasyonundan ayırmak için önemlidir.

Kaynaklar 

En saf ve kaliteli lapis lazuli Afganistan, Bedahşanda beyaz mermer içinde damarlar ve mercekler halinde çıkarılır. Dünyadaki en eski madenlerden olan bu madenler antik zamanlarda firavunlara da lapis lazuli sağlardı.

Afganistandaki maden yatakları dışında, lapis Şili, Ovalle in yakınındaki And dağları da da bulunmuştur. Burdan çıkarılan lapis lazuli lacivertten çok daha açık ve soluk bir mavi rengindedir. Daha önemsiz başka maden yatakları ise Rusya, Angola, Burma, Pakistan, ABD ve Kanadada bulunur.

Kullanımları 

Yüzyıllar boyunca lapis lazuli özellikle mücevher ve oymalarda sıklıkla kullanılmıştır. Bunların dışında mozaik, vazo, boncuk ve mücevher kutularında da kullanılmıştır. uyumaya yardımcı olduğu da söylenir

Kültürel ve Tarihi Kullanımları  

Antik Mısırda lapis lazuli bokböceği şeklindeki süs eşyaları, nazarlıklar ve benzeri takı eşyalarının vazgeçilmez malzemelerinden birisi olmuştur. Asur ve Babilliler tarafından mühür olarak kullanılan Lapis Lazuli, Mısırda yapılan arkeolojik kazılar esnasında MÖ 3300-3100 zamanında bir yerleşim birimi olan Nakada bölgesinde kraliyet dönemi öncesinden kalma lapis mücevherler bulunmuştur. Aynı zamanda toz haline getirilmiş lapisin Antik Mısırlı kadınlar tarafından göz farı olarak da kullanıldığı bilinmektedir.

Ölüler Kitabı ın 140. bölümünde yazdığı üzere, göz şeklinde altından bir muhafaza içerisine yerleştirilmiş lapis lazuli güçlü bir tılsım olarak kabul ediliyordu. Her ayın son gününde bu sembolik göze sunulan adak sonrasında, kullanıcının kötülüklerden korunacağına inanılırdı.

Fırat Nehrinin yakınında bulunan Urun Antik Sümer kraliyet mezarlarında lapis lazuliden yapılmış sayıları 6000den fazla kuş, geyik, kemirgen heykelciklerinin yanısıra çok sayıda boncuk, tabak ve silindir mühür bulunmuştur. Bu eşyaların çoğunda kullanılan lapis lazuli Afganistan, Bedahşandaki madenlerden çıkarılmıştı. Pek çok Sümer ve Akad yazısında lapis lazuli, krallara layık zenginlik ve ihtişamda bir taş olarak belirtilmiştir.

Romalılar ise lapisin güçlü bir afrodizyak olduğuna inanmıştır. Orta Çağda ise lapisin sağlığa faydalı bir etkisinin olduğu, ruhu günah, kıskançlık ve korkudan arındırdığına inanılırdı.

Lapisin aynı zamanda tıbbi faydaları olduğuna da inanılırdı, öğütülerek toz haline getirilen lapis, süt ile karıştırılıp deri abselerine pansuman ve ülsere karşı tedavi amaçlı kullanılırdı.

Mercan Taşı

Organik bir taştır. İlkel organizmalar olan mercan poliplerinin kireçlesmiş iskeletlerinden oluşur.

Psikolojik Etkileri

Kişinin ruhsal anlayışını güçlendirir.
Saflığın ve dengenin korunmasını sağlar. 
Aile içinde ve arkadaşlar arasında saygınlığın güçlendirilmesine yardımcı olur. 
Atılacak adımlarda bilinçli ve kararlı olmayı, olumsuz yargılamalara karşı güçlü olmayı sağlar. 
Onaylanmama korkusu ile girişilemeyen baslangıçlar için kişiyi yüreklendirir.
Elestiri ve zitlasmalar ile karsilasildigi durumlarda kararliligin sürmesini saglar.
Nazara karşı kullanılır. 
Konsantrasyon eksikliğini giderir.

Fiziksel Etkileri

Başta sedef hastalığı olmak üzere, pek çok cilt hastalığının tedavi amacıyla kullanılır.
Kalbi ve dalağı kuvvetlendirir.


Obsidyen Taşı


Obsidyen Taşı Özellikleri

Renginden dolayı kimileri ona Kara Kadife de derler.

Obsidyen’in en tutulan cinsi üzerinde beyaz lekeler olan Kar Taneli Obsidyendir.

Bu tür aynı zamanda Saflık Taşı olarak da bilinir.

Karın ve bağırsakları etkileyerek iyileştirir, zihin ve duyguyu birleştirir. Maskulen enerji verir, negatif unsurları yok eder. Kaygıyı azaltır, bilinçaltındaki blokajları temizler.

Akıl ve sevgi ile bağlarımızdan kopmamayı simgeler.

İkizler ve yay burçlarının taşıdır.

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Obsidyen (ya da obsidiyen[1]), doğal yollarla oluşan volkanik kökenli bir cam türüdür. Lavın hızlıca soğuması ve kristalleşmeye yetecek kadar zaman geçmeden donmasıyla oluşur. Genellikle felsik lav akıntılarının, soğumanın hızlı olduğu kenar bölümlerinde bulunur. Kristal yapıda olmadığından, keskin kıyıları moleküler inceliğe ulaşabilir. Bu özelliğinden ötürü eski çağlarda ok ucu olarak kullanılmış, günümüzde ise cerrahların kullandığı neşterlerin kesici kısımlarında kullanılmaktadır.Hali hazırda obsidyene cam haline gelmesi için 2 etken vardır. 1)Soğuma hızı 2)Bileşimindeki SiO2 miktarıdır.

Obsidyenler özellikle siyah olmakla beraber Yeşil Obsidyen (Nemrut Dağı-Tatvan), Kırmızı Obsidyen (İkizdere-Rize) gibi değişik renklere sahiptir. Hasan Dağı Obsidyenlerinde mikroskopla incelenmesinde bol miktarda demir mineralleri içermektedir. İkizdere obsidyenlerinin içeriğine bakıldığında altın mineraline rastlanmıştır.


Sitrin Taşı


Sitrin Taşı Özellikleri

Sarıdan açık kahveye doğru giden bir renk yelpazesi oluşturan sitrin, birçok hastalığın iyileştirilmesinde kullanılmaktadır.

Böbrek, kolon, ciğerler, hazım organları ve kalp için yararlıdır. Tedavi edici enerjinin meydana çıkmasını sağlar. Kendine güveni güçlendirir, insanın kendine zarar verici eğilimlerini yok eder.

Sitrin masaj yağlarını etkinleştirmek için de kullanılır. Bu taş yağa enerji vererek, dolaşımı hızlandırır ve deriye daha iyi nüfuz etmesini sağlar.

Sitrini ucu aşağı gelecek şekilde boynunuzda taşımanız gerekmektedir. Bu size güven ve evrensel güç sağlar.

Bir diğer adı da Tüccar Taşı olan Sitrini, bazı inanan kişiler kasalarına koyarlar. Bunun nedeni onların parasal güçlerini arttırdıklarına inancıdır. Bazı kişilerde onun talihsiz bir taş olduğu fikrindedir ve her ne olursa olsun ona el sürmemeye çalışırlar.

Astrolojide aslan ve başak burçlarının taşlarından biridir.

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Sitrin, sitrin kuvarsı veya sitrin topazı olarak da anılan, amber renginde bir değerli taştır. Sarımsı, kahverengimsi veya kırmızımsı olabilir. Şeffaf olmayan bir kuvars çeşididir. Doğal olarak nadir bulunan bir kuvars çeşidi olan sitrinin renginin kaynağı yapısındaki demir katışıkları hematit veya limonittir.

Ticari kullanımdaki sitrinlerin çoğu aslında suni olarak fırınlanmış ametist veya dumanlı kuvarstır. Bu şekilde suni olarak üretilmiş olan sitrinlerin rengi, genellikle açık/soluk sarı renginde olan doğal sitrinlerden farklı olarak, daha çok turuncu veya kırmızımsıdır. Doğal sitrinin en büyük ve önemli üreticisi ise Brezilyadır. Bu üretimin çoğu Brezilya ın Rio Grande do Sul eyâletinde yapılır.

Sitrin çoğu kez çok daha değerli bir taş olan topaz ile karıştırılır. Hatta bazen sitrin ismi topazın bir başka ismi olarak hatalı bir şekilde kullanılır. Bunun nedeni topazın turuncu veya sarımsı örneklerinin renk olarak sitrine benzemesidir.

Antik zamanlarda sitrin kötü düşüncelere ve yılan zehrine karşı, bir tür koruyucu özelliği olduğuna inanılarak takılır ve taşınırdı. Ayrıca sitrin geleneksel olarak Kasım ayının iki doğum taşından birisi olarak kabul edilir.


Turkuaz Taşı


Turkuaz Taşının Özellikleri

Bilinen taşların ve de tılsım olarak kullanılan taşların en popüleridir, çok sayıda da koruyucu özelliği bulunur.
Bütün bedeni kuvvetlendirir, hücreleri yeniler, kan dolaşımı, ciğerler ve solunum sistemini canlandırır.

Sakinlik verir ve yaratıcı ifadeye güç kazandırır. Duygusal denge, iletişim, sadakat ve dostluğu sembolize eder.

Turkuaz eski çağlarda hayvanları kötü etkilerden korumak için At Tılsımı olarak da kullanılırdı. Aztek uygarlığında ise bu taşa “Tanrıların Taşı ” adı verilmişti.

Turkuaz, boğa, başak, akrep, yay, oğlak ve balık burçlarının taşı olarak da bilinir. 


Yeşim Taşı


Yeşim Taşı Özellikleri

Binlerce yıl öncesinde bu yana Çinliler Yeşim taşını en değerli taşlardan biri yapmışlardır. Efsaneye göre büyük Çin Ejderinin yeryüzüne boşalttığı tohumların donmuş hali Yeşim taşınu oluşturmuştur.

Günümüzde bile Çinli işadamları ellerinde Yeşimden tılsımlar taşırlar, bir işe başlamadan önce onu tutar, okşar ve ondan güç alırlar.

Bu taşın hayvan biçiminde yontulmuşları bugün bile çok revaçtadır.

Ayrıca Yeşim taşının akıl hastalıklarına, dahili hastalıklara, göz bozukluğuna ve kadınların adet ve doğum sancılarına iyi geldiğine de inanılmaktadır.

Astrolojik olarak koç, boğa, ikizler, başak ve terazi burçlarının da taşıdır.

Vikipedi, özgür ansiklopedi

Yeşim, asırlar boyunca mücevherat ve küçük heykel yapımında kullanılmış, en çok yeşil renkte bulunan sert, kıymetli taş. En kıymetlileri zümrüt yeşimi ve Burma yeşimidir.

İki tür yeşimden biri jadeit, sodyum alüminyum silikat (NaAlSi2O6), diğeri ise nefrit, kalsiyum magnezyum demir silikattır (Ca2(Mg,Fe)5Si8O22(OH)2). Yeşim doğada küçük parçalar halinde bulunur. Jadeit nefritten daha nadirdir ve daha değerlidir. Her ne kadar yeşim binlerce yıldır bilinse ve kullanılsa da, yeşim olarak anılan taşların aslında iki farklı mineral türü olduğu ancak 1863de keşfedilmiştir. Yeşimin sertliği 6.5 - 7.0 arasındadır.

En çok yeşil ve tonları renge sahip olması yanında, mücevher olarak kullanıldığında siyah, gri, kırmızı, mavi renkleri yeşime özel adlar kazandırır. Dünya üzerinde en zengin yeşim yatakları Burma, Çin, Yeni Zelanda ve Meksikada bulunur. Hotan, Yarkent, Türkistan ve Baykal Gölü yakınlarında eskiden beri yeşim elde edilmektedir. Müzelerde yeşimden yapılmış Çin, Buda, Aztek küçük heykel ve sanat eserleri sergilenmektedir.

Yeşimin bir sanat ham maddesi olarak kullanılması onun birbirine sıkı kenetlenmiş kristal yapısından ileri gelir. Bu özelliği, yeşime çok ince oyma işçiliği yapılmasına imkân sağlar. Mermerden çok sert olduğu için iklim şartlarına dayanıklıdır.

Bu site, IdeaSoft®AkıllıE-ticaret Sistemi ile hazırlanmıştır.