Kişiye Özel Oltu Tesbih


YAZDIRMAK İSTEDİĞİNİZ İSMİNİZİ,SEVDİĞİNİZİN İSMİNİ, HEDİYE ETMEK İSTEDİĞİNİZ ARKADAŞINIZIN İSMİNİ VEYA HERHANGİ BİR YAZIYI SÖYLEYİN...
(HARF SINIRLAMASI YOKTUR)

 
ALMAK İSTEDİĞİNİZ TESBİHİN BOYUTLARINI SÖYLEYİN...
( 8-9 mm )
 
ERZURUMDAKİ USTAMIZ SİZİN İÇİN ÖZEL YAPSIN ve 4-7 GÜN İÇİNDE GÖNDERELİM...
TESBİHİNİZ SADECE SİZE ÖZEL OLSUN...
 

TESBİHANE kalitesiyle, yaşanan problemlerde müşteri memnuniyeti her zaman ön planda tutulur ve müşteri asla mağdur edilmez.

DİKKAT!!!
İSİM YAZILI OLTU TESBİH KATEGORİSİNDEKİ HAZIR TESBİHLERİ ALABİLECEĞİNİZ GİBİ İSTEDİĞİNİZ BİR MODELE DE SİZE ÖZEL İSİM YAZDIRILABİLİR.

İSTER KENDİNİZE İSTERSENİZ BİR DOSTUNUZA HEDİYE...

İŞTE SİZE KOLEKSİYONUNUZA DEĞER KATACAK AYNI ZAMANDA GÜNLÜK KULLANIMADA UYGUN, MUTLAKA SİZİN OLMASINI İSTEYECEĞİNİZ HATASIZ 33 LÜK HAKİKİ OLTU TAŞI TESBİH...
KOLEKSİYONUNUZUN BAŞ TACI OLACAKTIR.

ÖZEL SİPARİŞLERİNİZLE İLGİLİ GÖRÜŞMEK İÇİN

0212 888 11 33 - 0507 622 51 16
OLTU TAŞI NEDİR?

Oltu Taşı Rezevleri Nerededir?
Oltu tası rezerv olarak; Dutlu, Hankaskışla, Alatarla (Saplık mevkii) Çataksu (Kabasut mevki)köylerinde tatminkar olup kuzey doğuya doğru uzantısını meydana getiren . Dutlu dağı (Yasak dağ ) ve çevresinde çıkarılmaktadır. Yerleşme merkezi olarak zikredilmek gerekirse dutlu Güzelsu, Alatarla, Sülünkaya, Günlüce, Ormanağzı,Taslıyköy,Çatksu köyleri belirtilebilir.

Bölgeler takriben 1600-1800 metre rakımlı , dik yamaçlı olup sarıcam ormanları ile kaplıdır. Bölgede bol miktarda kaynak suyu çıkmaktadır. Böylesine engebeli araziden maden çıkarmak belki çok zor ama çevrede madenden anlayan kaliteli elamanın çok olması ve çıkarmada kullanılan malzemenin Oltu dan temin edilebilir olması isi kolaylaştırmaktadır.

Mayıs eylül ayları arasında tarıma dayalı islerle uğrasan yöre halk Oltu taşını ancak çiftçilikten arta kalan zamanlarda yani ekim - mart ayları arasında yapmaktadır.

Oltu taşı galerileri, Oltu-Göle istikametinde asfalta 5-8 km kuzey ve kuzey batıya düşer. Galerilere kıs mevsiminde vasıtalarla ulaşmak mümkün değildir. ancak köylüler bu mevsimde bölgeye yaya olarak ve ancak 3-5 saatte varabilmektedirler.

bölgede Oltu taşı çıkarmak için açılan ocak sayısı 600 civarındadır.




Oltu Taşı Nasıl Çıkarılmaktadır?

Oltu taşının çıkarılması işi dağlık kesimin parçalanmış kısımlarında hemen hemen dik olarak açılan ve 70-80 cm çapındaki galerilerde sürdürülmektedir . Açılan bu galerilerde ancak iki üç kişi birlikte çalışabilmektedir. Galeriler ekonomik olmadığı için teknik metotlarla değil gelişi güzel olarak açılmakta olup buda en çok yöre halkı tarafından gerçekleştirilebilmektedir. Çünkü açılan her galeride merceklere rastlanmamaktadır. Açılan bu galerilerin çökmemesi için silindirik olmasına dikkat edilir.

Galeri açma isinde ; murç , sapları kısa kürek kazma ve çekiç kullanılır. Tünelde bulunan toprak hafriyatı dışarı çıkarmak için altına küçük tekneler takılmış tekneler kullanılır.Tekneler iple çekilip hararet ettirilen kasa seklindeki el arabası konumundadır.

Galeriler ; maden rastlasa da rastlamasa da yaklaşık 150 metre ye gelindiğinde terk edilir. Açılıp madene raspalanılmayan ocaklar 10 metrede terk edilir.

Basınç altında sıkışmış ve derli toplu bulunan Oltu tası yatakları, kömürde olduğu gibi damar seklinde devam etmediğinden çok geniş mekanla açmaya gerek yoktur. Galerilerde aydınlanma deveci lambası veya cep feneri ile sağlanır.

Oltu taşı aramak için açılan galerilerde tas, bir kaç metre yatay devamlılık gösteren mercekler halindedir. Galerilerdeki merceklerin tükenmesi veya galeriden aşırı derecede su çıkması halinde ocak terk edilir.

Köylüler ilk belirtilerle açtıkları galerilerde nerede Oltu taşı merceğine rastlayacağını önceden kestiremeyip ince damar belirtilerini takip ederek giderler . Rastlanan merceklerdeki tas alındıktan sonra yeni mercekler bulununcaya kadar aynı tünelde kazmaya devam edilir.

Uzun süren çalışmaların sonucunda çıkarılan Oltu taşı, tatmin edici miktarda ise çalışanı memnun eder. aksi halde çalışanın emeği boşa gider. Uzun kıs mevsiminin hüküm sürdüğü bölgemizde yasayan yöre halkının belli baslı bir geçim kaynağı yoktur. Buna rağmen bin bir güçlükle çıkarılıp , binlerce insanın geçim kaynağı durumundaki Oltu tası isletmecileri birçok problemlere karsı karsıyadır. Dileğimiz bu problemlerin kısa zamanda giderilmesidir.



Oltu Taşı Yataklarının Teşekkülü:

Siyah kehribar da denilen Oltu taşı tipik sedimenter teşekküllerdir. MNeojen yaslı birimlerinden 70-80 cm kalınlığında bir barringrözü tabakası içinde azami bir kaç cm kalınlığında ve bir kaç metre yataylık gösteren mercekler halindedir. Merceksel damarlar yer yer çatallanmış ve kırılmıslardır. Marin ve kitlelerden oluşan f iliz karakterinde olan bu birim , şiddetli olarak tektonizmaya maruz kalıp kıvrımlaşarak kırıldığı tahmin edilmektedir. ( Y.Zengin)

Maden çıkarmak için açılan galerilerde birçok bitki ve ağaç fosillerine rastlamak mümkündür. Su halde Oltu tasının ağaçlardaki ziftin ( Reçine ) kil veya linyit maddelerinin emprenye edilmesinden meydana geldiği anlaşılıyor.

Oltu taşının parlatılmış bir kesitinin mikroskop altında yapılan incelemesi aşağıya çıkarılmıştır. ( Y.Z)

1- Linyit (Grund Messe)
2- Kil planları
3-Prit taneleri
Reçine emprenyasyonu

Cevher mikroskobunda yapılan Oltu taşının kimyasal analizinde , karbon oranı , % 77,9 ve kalorilik değeri 8064 cal/kg dir.

Kıymetli taslar grubunda mütalaa edilen Oltu taşı, fosilleşmiş reçinelerden meydana gelmiş olup , dünyada esine az rastlanan ve en iyi örnekleri Oltuda bulunan cevherdir

Oltu Taşı nın Fiziksel Ve Kimyasal Özellikleri

Kimyasal formülü .............................................................................; C
Kristal sistem :...................................................................................: Amorf
Sertlik ...............................................................................................: ( 3 mors sertlik cetveline göre)
Yoğunluk ..........................................................................................: 1,5 gram/cm3
Karbon oranı .....................................................................................: % 78
Oltu taşının kuru esas üzerine kimyevi analizi :
C .......................................................................................................; % 77.95
H2 .....................................................................................................: % 06.72
S .......................................................................................................: % 0.9
Kül ....................................................................................................: % 0.3
Uçucu madde .....................................................................................: Bocmer e göre % 45.35 A.S.T.M ye göre % 51.37
Rutubet ...............................................................................................: % 2.18
Kalori .................................................................................................: 8064 K. cal/gr
Özgül ağırlığı................................................................................; D 1.26 ( Jayet)



Oltu Taşı nın Özellikleri

Siyah kehribar da denilen Oltu taşının en dikkat çekici özelliği , yer kabuğundan çıkarıldığında çok yumuşak , hava ile temas etmediği müddetçe bu yumuşaklığını muhafaza eder. Bu özelliğinden dolayı islenmesi kolay bir cevherdir. Genellikle siyah, bazen koyu kahverengi. nadiren gri ve yeşilimsi renklerde de bulunur. Hava gazında alev çıkararak yanar geriye bir miktar kül kalır. Yanma esnasında aniden soğutulursa camlaşır ve kalıp halini alır. Sürtünme ile elektriklenip hafif cisimleri çeker




Oltu Taşı Nasıl İşlenir?.
Oltu taşının islenişi iki şekilde yapılmaktadır. Bunlardan bir tanesi torna yardımı ile diğeri el çarkı ile islenişidir. Hangi şekilde islenirse islensin aşağıdaki malzemelere ihtiyaç duyulur.
Torna-bıçak-keski-arda-biz-zemberek testere-kıl testere-Ege-zımpara-ve tebeşir gerekmektedir.



Oltu Taşının Taklitlerinden Nasıl Ayırtedilir?

Oltu taşı görünüm olarak kolayca taklit edilebilir olmasına rağmen şayet özellikleri iyi bilirse taklitlerinden kolayca ayırt edilebilir. Oltu taşını taklitlerinden ayırt edebilmek için su özellikleri bilmek gerekir.

1- Elimizdeki toplu iğnenin ucunu iyice ısıtıp tespih tanesine batırınız şayet elinizdeki tane Oltu tası ise iğne Oltu taşına işlemez yani batmaz,.batarsa taklittir.
2-Oltu taşını kazırsanız veya zımparaya sürerseniz kahverengi toz bırakır.
3-Oltu taşı kehribar özelliği gösterdiğinden, sürtünme sonucu elektriklenir ve küçük toz parçacıklarını çeker
4-Oltu tasını avucunuzun içine alıp üflediğiniz zaman üzeri buharlaşıp nemlenir.
5-Oltu taşının kendine has ve taklitlerinde olmayan tok bir sesi vardır.
6-Oltu taşından yapılmış tespih ağızlık ve diğer süs eşyaları kullanıldıkça parlayıp güzel bir görünüm alır.
7-Oltu taşı mamullerinde azda olsa isçilik arızalarına rastlanır.Taneler birbirlerini tutmayan ebatlarda olabilir.



 
Oltu Taşı Nerelerde Kullanılmaktadır?
Çok geniş kullanım sahasına sahip olan Oltu taşı genellikle süs eşyası yapımında ilgi görmektedir. Bununla birlikte;
           a) Yüzük ve yüzük kası yapımında
           b) Küpe ,gerdanlık ,Kolye , ve bilezik yapımında
           c) Kravat iğnesi , Kol düğmesi yapımında
           d) Ağızlık ,tespih , pipo yapımında
           e) Maskot ve anahtarlık ile Masa isimliği yapımında
           f) Elektrik ve Elektronik sanayi ile yüksek gerilim alanlarında



TARIHTE OLTU 
Çok eski bir yerlesim yeri olan Oltu’nun kurulus tarihi hakkinda kesin bir bilgi yoktur. Ancak M.Ö. 7. yüzyilda Sakalar’in buralarda yasadiklarini tarihçiler yazmaktadir. Ilçemizdeki en eski eser olan Oltu Kalesi ise M.Ö. 900-600 yillari arasinda tüm Dogu Anadolu’ya egemen olan Urartular’dan veya Ipek Yolu ticaretinin güvenligini saglamak isteyen Cenevizlilerden, ya da Romalilardan kalmadir.
 

Esasen Oltu adi Kipçak Türklerinden kalmadir. Çünkü Kipçaklarin akin yapip yasadiklari Dagistan, Balkanlar, Orta ve Dogu Avrupa’da ayni adlara rastlanmaktadir. Türkler Anadolu’yu fethe basladiklari sirada Oltu ve çevresine Gürcüler hakimdi. Malazgirt Zaferi’nden sonra Erzurum ve çevresinde kurulan Saltuklular (1072-1202). Gürcistan seferleri sonundan Oltu’yu fethederek Türk topraklarina kattilar. Saltuklular’in Anadolu Selçuklularina katilmasi ile Oltu, Anadolu Selçuklu sehri oldu. Ancak, 13. yüzyilin ortalarina dogru meshur Mogol istilasi ile Anadolu Selçuklu Devleti siyasi hakimiyetini kaybedince, bu bölgeye Mogol asilli Ilhanli Devleti egemen oldu. Ilhanlilar zamanindan Yukari Kür ve Çoruh boylari ile Acara bölgesini içine alan Çildir Atabeyligi kurulunca Oltu, bu Atabeylige baglandi. Osmanlilarin 1578’de baslayan Kafkasya seferleri sonunda Çildir Atabeyligi, Osmanli Imparatorlugu’na baglandi. Oltu, bu tarihten sonra merkezi Ahiska olan Çildir Eyaletine bagli bir Osmanli Sancagi (vilayeti) oldu. Oltu, Kafkasya ve Iran yollari üzerinde oldugundan Osmanlilar devrinde askeri bakimdan büyük önem kazandi. Hatta Oltu’da, Iran üzerinde yapilan seferlerde Osmanli ordusunun barut ihtiyacini karsilayan büyük bir baruthane vardi ki, sadece 20 asker burada nöbet tutardi. Oltu’nun askeri önemi sonraki devirlerde de devam etmistir. Nitekim 1828-1829 Osmanli-Rus savasi ile Ahiska, Ruslar tarafindan isgal edilince 1830’dan itibaren ’94 harbine (1877) kadar Oltu, Çildir Sancagi merkezi oldu. Tarihimizde Doksanüç Harbi diye anilan 1877-1878 Osmanli-Rus Savasi’nda Osmanli Devleti yenildi. Taraflar arasinda Ayastefanos Antlasmasi imzalandi. Buna göre Osmanli Hükümeti, 1 milyar 400 milyon Ruble savas tazminati karsiliginda Kars, Ardahan, Artvin, Batum ve Oltu ile birlikte Dobruca’yi Rusya’ya terk etmek zorunda kaldi. Oltu Rusya’ya katildiktan sonra ilçe halinde Kars vilayetine baglandi. Birinci Dünya Savasi’nin baslangicina kadar Ruslar, Oltu halkina din, egitim-ögretim, giyim-kusam, vergi ve askerlik konusunda baski uygulamadi. Bilakis Türkleri uyusturucu bir politika izledi. Bu nedenle Rus yönetimine karsi herhangi bir direnme olmadi. Fakat 1. dünya Savasi baslangicinda Müslüman ahaliye uygulanan asiri baski, Oltulular’i kisa zamanda uyandirmistir. Bu sirada Oltu’ya bagli 180 köyün 9’u Rum, 7’si Ermeni, 164’ü Müslümandi. Osmanli Devletinin 1. Dünya Savasina girmesinden kisa süre sonra Enver Pasa 1914-1915 kisinin en siddetli soguklarinda Allahüekber Daglarini asarak Rus Ordusu’na taarruz etmek istedi. Lakin soguk ve hastalik yüzünden onbinlerce askerini kaybedince Oltu’ya dogru geri çekildi. Bu taarruz ve geri çekilis esnasinda Oltu ve çevresindeki Türk köyleri ordumuza büyük yardimlarda bulundular. Sonradan, Rus ordusu Oltu’ya dogru ilerlerken, Rum ve Ermenilerin tahrikleri ile Türk köylerinde insafsiz katliamlarda bulundular. Savas, açlik ve hastalik sebebiyle Müslüman ahali perisan bir duruma düstü. Oltululari bu durumdan kurtarmak için "Baku Islam Cemiyeti Hayriyyesi” yardim elini uzatti. Halka giyecek, yiyecek ve para gönderdi. Hülasa 1914-1917 yillari arasinda Oltu çok kötü ve karanlik günler yasadi. BIRINCI DÜNYA SAVASI’NDAN SONRA OLTU 1917’deki Bolsevik Ihtilali ile Rus Çarlik rejimi yikilinca, Oltu’nun yönetimi –erlerin haklarini korumak amaciyla kurulmus olan- "Er Icra Komitesi”nin eline geçti. Bir süre bu komite tarafindan yönetilen Oltu, daha sonra "Ilçe Komiserligi” adindaki idari kurul tarafindan yönetildi. Bu arada Rus askerleri de basibozuk bir vaziyette Rusya içlerine çekiliyordu. OLTU ISLAM KOMITESI Savas yillarinda, Oltu’daki Rum ve Ermenilerin gösterdikleri faaliyetler yerli Türk halkini kamçilamis, onlarda milli suurun hizla yayilmasina sebep olmustu. Bu arada "Baku Islam Cemiyeti Hayriyyesi”nin Oltu’ya gönderdigi temsilciler, Müslüman ahaliyi suurlandirmaya çalisiyorlardi. Ayrica Osmanli ordularinin çesitli cephelerde ugradigi yenilgiler de Oltulular’i kendi baslarinin çaresine bakmaya yöneltiyordu. Bu ortam, Müslüman halkin çikarlarini ve gelecegini korumak maksadiyla, "Baku Islam Cemiyeti Hayriyyesi”nin Oltu temsilcisi Ismail Bey Nazaralioglu baskanliginda, gizli bir "Islam Komitesi” kuruldu. Komite çalismalarini basarili bir sekilde yürüterek; halki kisa zamanda silahlandirdi. Islam komitesi, Oltu’da idareyi ele geçirmek ve Ermeniler’in askeri üstünlügüne son vermek için hazirladigi milis kuvvetleri ile harekete geçti. 27 Ocak 1918’de duruma hakim oldu.

 

OLTU’NUN KURTULUS GÜNÜ Osmanli Devleti, 3 Mart 1918’de Bolsevik Rusya ile imzaladigi Brest-Litowsk Antlasmasi ile Doksanüç Harbi’nde kaybettigi yerleri geri almaya hak kazanmisti. Bu nedenle R us askerleri bölgeden çekilirken, meydanin kendilerine kalacagini zanneden Ermeniler, çevrede tüyler ürpertici cinayetler islemeye basladilar. Bu arada Türk Ordusu yukarida adi geçen antlasma geregi Erzurum üzerinden Oltu, Göle ve Ardahan’a kadar gitmek üzere harekete geçti. Ermeni taskinliklari Oltu Islam Komitesi’nin sabrini tasirmisti. 12 Mart 1918’de toplanan komite Ermeniler’in derhal sinirdisi edilmesine karar verdi. Önce Ermeniler’e silahlarini birakip teslim olmalari teklif edildi. Bu teklifi reddeden bazi Ermeniler, özellikle sehir disina çikip Cücürüs ve Tamrut tepelerinde savas düzeninde mevzilendiler. Kisa bir çarpismadan sonra bozguna ugrayan Ermeniler daglara sigindi. Türkler tarafindan, kendilerine dokunulmayacagina dair söz verilince silahlari ile beraber teslim oldular. Bunun üzerine, Islam Komitesi, Ermeniler’i sinir disi ederek Oltu’yu Ermeniler’den temizlemis oldu. 25 Mart 1918’de de Osmanli Ordusu’nun 5. Kafkas Tümeni, Yarbay Mürsel Bey komutasinda Oltu’ya girdi. Böylece Oltu halki 40 yillik bir ayriliktan sonra, yeniden Türk Ordusu’na kavusmanin heyecan ve sevinci içinde 25 Mart’i kurtulus günü ilan etti. Oltu Islam Komitesi, bu tarihten sonra görevini orduya devrederek kendini feshetti. Yarbay Mürsel Bey, Ardahan’a hareketinden önce, Yusuf Ziya Bey’i Oltu Kaymakamligi’na tayin ettirdi. OLTU VE CENUBI GARBI KAFKAS HÜKÜMETI Birinci Dünya Savasi’ndan yenilgi ile çikan Osmanli Devleti 30 Ekim 1918’de Mondros Ateskes Antlasmasini imzalamak zorunda kaldi. Bu antlasmanin 2. ve 15. maddeleri geregince henüz alti ay önce düsmandan kurtulmus olan Oltu, yine Türk sinirlari disinda birakiliyordu. Ingiltere’nin basini çektigi Itilaf Devletleri, Güneybati Kafkasya ile birlikte Oltu’yu da Ermeniler’e birakmak istiyordu. Bu sirada ilk Müdafa-i Hukuk Teskilatimiz olarak 5 Kasim 1918’de Kars Islam Surasi kuruldu. Üçüncü Tümen Komutani Halit Pasa’nin (deli ünvanli) yardimi ve yol göstermesi ile Ardahan, Kagizman, Ahiska, Artvin ile beraber Oltu’da da "Oltu Islam Surasi” adiyla bir subesi açildi. Yine Halit Pasa’nin himmetleriyle, Ardahan ve Kars’ta yapilan kongrelerde alinan kararlar geregi 18 Ocak 1919’da Kars merkez olmak üzere bölgedeki Islam Suralari "Cenubigarbi Kafkas Hükümeti”ni kurdular. Bu, Mondros Ateskes Antlasmasinin sartlarini uygulattirmamak , Kars, Ardahan, Batum ve çevresini müstakil olarak yönetmek için kurulmustu. Cihangiroglu Ibrahim Bey baskanligindaki hükümette, Oltu Temsilcisi Molla Bilal, sonradan Maliye Bakani olmustur. Yasin Hasimoglu da basinda bulundugu askeri birlikte Kars tabyalarini savunma görevini üstlendi. Fakat bu hükümetin varligina tahammül edemeyen Ingilizler, bölgeye Ermeniler’i getirmek için Kars’i isgal ederek hükümeti dagittilar (13 Nisan 1919). Bunun üzerine Oltu’lu üyelerden Molla Bilal, Asker Bey ve Hasimoglu, Oltu’ya döndü. OLTU ISLAM SURA HÜKÜMETI (25 Mayis 1919-17 Mayis 1920) Cenubigarbi Kafkas Hükümeti’nin Ingilizler tarafindan dagitilmasindan sonra Oltu’nun Kars’la iliskisi kesilince, Oltu Islam Surasi; memleketi sonuna kadar savunma ve düsmana teslim etmeme karari aldi. Bunun için de bagimsiz "Oltu Islam Sura Hükümeti”ni kurdular (25 Mayis 1919). Hükümet baskanligina da Yusuf Ziya Bey getirildi. Oltu Islam Sura Hükümeti, Karinca Düzü’nden Kalebogazi’na, Artvin’den Bardiz ve Narman yaylalarina kadar olan bölgede faaliyet gösteriyordu.Oltulular bundan sonraki bir yillik dönemde çok hareketli olaylar yasadilar. Bir taraftan Ermeniler, bir taraftan Rumlar, diger taraftan da onlarin koruyucusu Ingilizler sürekli olarak Sura Hükümeti’ne baski yaptilar. Hükümeti yöneten Oltu Islam Surasi b baskilara boyun egmedigi gibi, 12 Kasim 1919’da "Yüce Maksat Programi”ni tesbit ederek her tarafa ilan etti. Bu programda; milli saadetin temini için bütün Müslümanlarin "Albayrak” altinda birlesmeleri lazim geldigi, esas gayenin Islam hakimiyetini yasatmak oldugunu, Oltu’yu yüce halifelik makamina baglamak için çalisilacagi, bölge halkini Rum, Ermeni ve Gürcü zulmünden kurtarmanin bir görev oldugu vurgulaniyordu. Yine bu programda Islam Surasi, "Oltu Islam Terakki Firkasi” adini aliyor, bayragi ve mührü tesbit ediliyordu. 63 delege bu programa sadik kalacaklarina dair Kur’an-i Kerim üzerine yemin ederek imzaladilar. 11 Mart 1920’de Sura Hükümeti, Yasin Hasimoglu ile Rüstem Bey’i, Istanbul’daki Meclis-i Mebusan’a katilmak ve Itilaf Devletleri temsilcileri ile görüsmek üzere delege seçti. Hatta Avrupa Baris Konferansi’nda Oltu’yu temsil etmek üzere Yasin Hasimoglu’na bir de vekalet verdiler. Ertesi günü Oltu’dan milletvekili olarak hareket eden bu sahislar Erzurum’a geldiler. Daha buradan ayrilmadan 16 Mart 1920’de Istanbul’un isgal edildigini ve Meclis-i Mebusan’in dagitildigini ögrendiler. Bunun üzerine Erzurum’da Kazim Karabekir Pasa ve "Vilayet-i Sarkiye Müdafa-i Milliye Cemiyeti” üyeleri ile görüsmeler yapildiktan sonra Istanbul’a gidilmekten vazgeçildi. Rüstem Bey Oltu’ya döndü. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara’da açilinca, Oltu Islam Sura Hükümeti, Erzurum’da bekleyen Yasin Hasimoglu’nun TBMM’ne katilmak üzere Ankara’ya hareket etmesini istedi. 17 Mayis 1920’de Yasin Hasimoglu TBMM’ne katildi. TBMM kendisini Oltu Sancagi Milletvekili olarak kabul etti. Ayni oturumda Oltu’nun Anavatanla birlestigi alkislariyla ilan edildi. Böylece 13 aylik bagimsiz Oltu Sura Hükümeti sona erdi.


Bu site, IdeaSoft®AkıllıE-ticaret Sistemi ile hazırlanmıştır.